Konser salonunun kapısından dışarı taşan müzik
Klasik Müzik Günleri’nin sokak konserleri, müziği dinleyiciye götürmenin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Salon da sokak da aynı müziğin evi.
Bu köşe yazısı demo içeriktir; yazar uydurmadır ve yazı bir görüşü temsil etmez.
Akçakıyı Klasik Müzik Günleri bu akşam başlıyor. Festival programına baktığımda beni en çok sevindiren ayrıntı, hafta sonu öğle saatlerinde Yelkenli Çarşı ve Kordon Meydanı’nda verilecek ücretsiz açık hava konserleri oldu.
Klasik müzik çoğu zaman salonlara, takım elbiselere, sessizliğe ve belirli bir izleyici kitlesine ait bir şey olarak görülüyor. Oysa bu müziğin büyük kısmı, yazıldığı dönemde saraylarda olduğu kadar meydanlarda, kiliselerde, düğünlerde ve sokaklarda da çalınıyordu.
Geçen yıl Kordon’da küçük bir yaylı dörtlüsünü dinlerken yanımda duran bir balıkçının gözlerinin dolduğunu gördüm. Konser bittiğinde bana dönüp ‘Bunu ilk kez duyuyorum ama sanki hep biliyormuşum’ dedi. Müziğin gücü tam olarak bu.
Sokak konserleri salonların yerini tutmaz, tutmamalı da. Salonun akustiği, sessizliği ve yoğunluğu başka bir deneyim. Ama sokak, salonun kapısını çalmamış olanları içeri davet etmenin en güzel yolu.
Bu hafta sonu yolunuz Kordon’a düşerse durun ve dinleyin. Belki de bir sonraki salon konserinin biletini almaya karar veren kişi siz olursunuz.